Özlem Hancıoğlu
"Bir şeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur"

Oyun Geliştirme Etkinlikleri

Pazar, 22 Haziran 2008 21:36 by ozlem

 

Masmavi buz gibi bir denize, solumaya doyulmayan tertemiz bir havaya bıraktım kendimi. Evet tatildeyim; ama sanırım küçük bir zamanlama hatası yaptım ya da doğduğum şehir onu terkettiğim için beni kıskanıyor. J  Boğazım şişti, sesim çıkmıyor kısıldı. Alışveriş yapmayı seviyorum, tabiki indirimleri de  seviyorum.  Nedense ben buraya geldim ve her yer indirime girdi.  Gazetelerde boy boy resimler, televizyonda reklamlar sanki her marka  benim tatile gitmemi beklemiş aşkolsun hepsine J Arkadaşlarım pikniğe gidiyorlar ben telefonla katılıyorum.  En acıklı olanı da kaçırdığım seminerler... 

Bu seminerlerden biri de “ XNA Game Studio ile Oyun Geliştirme”. Programlamaya başladığımdan beri kodlamaktan çok zevk aldığım bir konu var “oyun programcılığı”.  Oyun programlamayla ilgilenen, fikirleri olanlara bunları gerçekleştirmeleri için güzel bir şans Microsoft Turkiye tarafından sunuluyor.  Uzmanlar tarafından eğitim alma imkanımızın bile olduğu bu etkinlikle ilgili ayrıntılı bilgilere http://www.msakademik.net//haberdetay.aspx?id=208 den ulaşabilirsiniz.  Katılıp daha sonra yorum yazarak sizlere sunmak isterdim ama olmadı. Katılan arkadaşlar yorumlarıyla hava atarlarsa sevinirim J

Categories:  
Actions:   E-mail | Permalink | Yorumlar (0) | Comment RSSRSS comment feed

Windows Mobile 7

Salı, 17 Haziran 2008 11:27 by ozlem

 

             Bayanlar belli bir yaştan sonra hiç yaşlanmaz derler ya hani,sanırım o yaşıma geldim artık J

             Bunu farketmem de hiç zor olmadı...Bir kaç hafta önce arkadaşlar ile sohbet ediyoruz konu cep telefonlarına geldi.

             Ben ilkokuldayken ( 1992li yıllar)cep telefonu nedir bilmezdim.  Tamam belki cep telefonu vardı ama ben bebeklerimle oynamakdan hatırlamıyorum diyelim,  Ortaokula başladım kendileri hala ortada yok, çağrı cihazı diye bi şey çıkmıştı. Msj atmakmış telefon etmekmiş ne mümkün. Birine çağrı mı yollamak istiyosun,hadiiii bi kadın çıkardı telefona tamam çağrınızı yolluyorum derdi. That's all. Yani tam olarak iştecell ekonomi yöntemi  çaldır kapat vardı. Hatta arkadaşın(icimin) annesinin günün de  bir kadın "bir makine çıkıcakmış kablosuz, telsiz, telefon olucakmış yanımızda taşıyabilcekmişiz” demiş, tabiii inanmamışlar.

                Ortaokulun sonlarına geldim gerçekten de kadın haklı çıkmıştı, kocaman dev antenli bir telefonumuz vardı.  Adını tam olarak hatırlayamıyorum ama gerçekten baya kocamandı. Aslında adı "cep telefonu" olmamalıymış çünkü cebe sığmasına imkan yok. :)  Kullanılan teknolojide malum anca çaldırmaya az sayıda harfle msj yollamaya yetiyodu.

              Ortaokuldu liseydi derken cep telefonları giderek gerçekten çantadan çıkıp cep telefonu olmaya başladı. Hatta o kadar yaygınlaştı ki gazeteler kuponla cep telefonu veriyordu, Tabiki ben de kapmıştım bir tane ve artık benimde bir telefonum vardı...

             Turkcell kullanıyodum hatırladığım kadarıyla başka yoktu,sonra bir sürü operatör girdi işin içine ve doğal olarak tek telefon yetmemeye başladı, 2 şer 3 er telefonla gezmeye başladık. Tabi bu da çok sürmedi çift sim kart takılabilen telefonlar çıktı.

Bu arada telefon diyip geçmemek gerekir o kadar ilerledi ki mobilteknoloji, radyo dinlemek, kamera kullanmak bir yana dursun ipodlarla tanışınca insanın hayal gücü şaşıyor.  Heleki apple iphone3G yi gördüm ve muhteşem kesinlikle incelemenizi öneririm.  Hayran olunulcak bir teknoloji..  Şunun şurasında aradan sadece 15 yıl geçti ve mobile teknolojinin  gelişime bakınca sadece aklıma yaşlandığım geliyor :)

Bu kadar yazdım biraz da kendi telefonumdan bahsediyim bari J  4 yıldır aynı telefonu kullanıyorum.Sol  kısmına 1 kez vurduğunuz zaman ışığı sönüyo, hiç bir uygulamada yanmıyor. Biraz bekleyip tekrar vurduğunuz zaman ışığı tekrar devreye giriyor.  Ama olurda yanlışlıkla 2 kez üstüste vurur dalga geçerseniz kapanıp uzun bir süre açılmıyor. Kaba el şakalarından pek hoşlanmıyor yani. Sıcak da fazla kullanıldığı zaman ekran çizgi çizgi olup gözükmüyo yani yorulmaya da gelmiyor. Çok hassas bir telefonum var anlıycağınız. Beni ne zaman yarı yolda bırakıcak hepbirlikte bekliyoruz J Böyle dilimden anlasın vuruyum kapansın seviyorum ben onu değiştirmem derken muhteşem bir teknolojiyle tanıştım yani sonunda konuya giriyorum. Windows Mobile 7...  

Dilediğinizce özgürce dokunup çizebiliceğiniz bir ekran,  resim galerisini geziyorsanız telefonunuzu tek shake le bir sonraki resime geçme, tek bir hareketle bir sonrani şarkıyı dinleme. En güzeli motion gestures olucak. Bunun için ayrıca komplike aygıtlara gerek olmıycak. Sadece kamera aracılığıyla bizi anlıycak. Eğer cebimize koyduysak ışığını örtücek. İstediğimiz zaman ses çıkarabilicek. Batarya gücünden faydalanarak kamerayla harika şeyler yapıcak.  Mesajlarımız geziyoruz in in aradığımı bir türlü bulamıyorum. Scroll sayesinde el hızına oranla direk aşağı hızlıca inebilicek. Anlatamadığım ve daha fazla bilgi için http://microsoft.blognewschannel.com/archives/2008/01/06/exclusive-windows-mobile-7-to-focus-on-touch-and-motion-gestures/ 

ziyaret edebilirsiniz.

Categories:  
Actions:   E-mail | Permalink | Yorumlar (0) | Comment RSSRSS comment feed

Hello World

Pazar, 8 Haziran 2008 17:06 by ozlem
Merhabalar

Programlamayla uğraştığım dan beri her yeni dili öğrenmeye
Hello world yazarak başladım veee  alışkanlık yaptı bloğuma da böyle başlamak istedim.
"HELLO WORLD...Smile"
burda sizinle, Tabiki de ağırlıklı olarak teknoloji&programcılığın
 yanı sıra, hayatın bir çok anını paylaşmaya çalışacağım.
Umarım beğenirsinizSmile 

 
Categories:  
Actions:   E-mail | Permalink | Yorumlar (2) | Comment RSSRSS comment feed